Artık herşey ortaya çıktı!

Epözdemir, geçmiş yıllarda yapılan DNA incelemeleri ve oradaki biyolojik verilerle bunun yapılmasını sakıncalı bulduklarını kaydederek, “Gerçekten amacımız adaletin tecellisi, maddi gerçeğin ortaya çıkmasıysa yeniden bu DNA örneklerinin aileden alınması gerektiğini düşünüyoruz.” diye konuştu.

Kimliklendirme yapılabilmesi ve raporun tanzim edilebilmesi için Garipoğlu ailesinin bireylerinin DNA örneklerinin bekleneceğini kaydeden Epözdemir, “Daha sonra kimliklendirme işlemi yapılacak. Kimya ihtisas dairesi, biyoloji ihtisas dairesi, morg ihtisas dairesi raporlarını eş zamanlı tanzim edecek. Bu ceset tekrardan Garipoğlu ailesinin avukatına teslim edecek. Çünkü avukatı, ailenin gelip teslim alamayacağını söyledi.” ifadelerini kullandı.

Epözdemir, Garipoğlu ailesi Adli Tıp Kurumu’na ne kadar hızlı DNA örneklerini verirse raporun o kadar hızlı çıkacağını, 4-5 gün ya da bir hafta içerisinde raporun tanzim edileceğini düşündüğünü söyledi.

Olayın geçmişi
Bahçeşehir’de bir villada öldürülen Münevver Karabulut’un parçalanmış cesedi, 3 Mart 2009’da Etiler’de bir çöp konteynerinde bulunmuştu.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Kasım 2011’de Münevver Karabulut’u öldürdüğü gerekçesiyle Cem Garipoğlu’nu 24 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Garipoğlu, 10 Ekim 2014’te kaldığı Silivri 5 No’lu Cezaevi’nde intihar etmişti.

Yapılan otopsinin ardından Garipoğlu toprağa verilirken, aileden alınan DNA örnekleri de bu kişiyle uyuşmuştu.

Daha sonra Karabulut’un babası Süreyya Karabulut, Garipoğlu’nun mezarının açılması için Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na talepte bulunmuştu.

Talebi kabul eden savcılık, “fethi kabir” işlemlerinin yapılması için Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına talimat yazısı göndermişti.

Kaynak : aa.com.tr
Reklamlar