Ambulans beni hızla Bursa Şehir Hastanesi’ne götürdü. Doktorlar acil ameliyat kararı aldı. Kızım Elif, dünyaya geldiğinde sessiz ve solgundu. Yirmi saniye sonra ilk kez ağladığında ben de gözyaşlarımı tutamadım.
Elif erken doğmuştu ve hemen yenidoğan yoğun bakımına alındı. Doktor, plasentada ciddi hasar ve iç kanama olduğunu söyledi. Havuzda birkaç dakika daha kalsaydım ikimizin de hayatı tehlikeye girebilirdi.
Hemşire Derya, karnımdaki morlukları kaybolmadan önce fotoğrafladı ve ıslak elbisemi delil torbasına koydu. Bana sıcak battaniyeler sararken, “Bu kez her şeyi kayıt altına alacağız,” dedi.
Ailem hastaneye gelmedi.Aynı akşam Bahar, sosyal medyada kutlamadan seçilmiş fotoğraflar paylaştı. Havuz görüntülerini özellikle koymamıştı. Paylaşımın altına, “Mükemmel bebeğimiz için mükemmel bir gün,” yazmıştı.
Sessiz olduğum için beni güçsüz sanıyorlardı. Oysa altı yıldır bankalar ve savcılıklar adına mali suç dosyaları inceleyen bir adli muhasebeciydim.
Kutlamadan üç hafta önce annemin iki kredi başvurusunda imzamı taklit ettiğini, babamın aile şirketinin büyük borçlarını gizlediğini ve Bahar’ın rahmetli anneannemizin aile fonunu kendi lüks evi için teminat gösterdiğini öğrenmiştim.
Benden istedikleri on sekiz bin dolar, ulaşamadıkları son hesaptı. Parayı verirsem onların yasa dışı işlemlerine ben de bağlanacaktım.