Ayasofya’nın cami statüsünde ibadete açılmasının ardından 24 Temmuz’daki cuma hutbesine elinde kılıçla çıkan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Fatih Sultan Mehmet Ayasofya’yı cami olması için vakfetti. Bizim inancımızda vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar! Vakfedenin şartını çiğneyen lanete uğrar” ifadelerini kullanmıştı.
Erbaş’ın bu konuşması Ayasofya’yı müzeye çeviren Bakanlar Kurulu kararında Atatürk’ün de imzası olması nedeniyle “Atatürk’e lanet okuduğu” yönünde yorumlandı.
İki gündür Erbaş’a yönelik tepkiler devam ederken, Erbaş suskunluğunu ilk kez bozdu.
Hürriyet Gazetesi’nden Ahmet Hakan’a açıklama yapan Erbaş, “Ben görevimi yapıyorum” savunmasında bulundu.
Erbaş’ın açıklaması şöyle:
Ayasofya hutbemde temas ettiğim “Vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar; vâkıfın şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar” ifadesiyle ilgili şu açıklamayı yapabilirim:
Genel olarak vakfiyelerin sonu, vâkıfın bedduasıyla biter.
“Bu vakfımı kimler amacı dışında kullanırsa Allah’ın, meleklerin, peygamberlerin, tüm Müslümanların laneti onların üzerine olsun” şeklinde.
Ben de hutbede buna atıfta bulundum.
Sadece Ayasofya’yı değil tüm vakıf mallarını kastettim.
Geçmişi değil, bundan sonrasını kastettim. “Uğramıştır” demedim, “Çiğnerse lanete uğrar” dedim.
Atatürk 82 sene önce vefat etti. Vefat eden insanlara dua edilir, beddua değil. Geçen geçmiştir, Allah Teala da “tilke ümmetün kad halet, lehâ mâ kesebet ve leküm mâ kesebtüm” (Onlar gelip geçen bir ümmettiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız sizedir. Siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz) (Bakara 141) ayetiyle bizi uyarmaktadır.
Biz geçmişe takılmadan geleceğe bakmalıyız.
Kaldı ki Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesi hususunda Atatürk’ün dahlinin olup olmadığı da tarihçiler arasında tartışmalı bir konudur.
Velhasıl bizim millet olarak vakıf mallarını koruma konusunda çok titiz olmamız gerekir. Bunu sağlamanın tek yolu kanunlarla korkutarak olmamalı. Farklı yollarla vicdanlar harekete geçirilmeli ve inanç ilkeleri de devreye sokulmalı.
Diyanet İşleri Başkanı olarak bunu Müslümanlara hatırlatmak benim görevim. Ben görevimi yapıyorum.
Ama birileri benim görevim gereği hatırlattığım hususlar üzerinden bilerek ya da bilmeyerek tefrika çıkarıyor.
Bizim inancımızda vâkıfın (vakfedenin) vasiyeti nass hükmündedir. Ona uymak gerekir.
Bunu Müslümanlara Diyanet İşleri Başkanının camide, hutbede hatırlatması son derece normal bir davranıştır, polemik konusu yapmak iyi niyetli bir tavır değildir.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
https://halktv.com.tr/gundem/erbassozlerininarkasindabengorevimiyapiyorum430220h
İYİ Parti'de toplu istifa şoku15 izlenme
Yine o ve yine skandal sözler: Kapalı kadınlar daha iyi para ediyor19 izlenme
İzmir’de bir zincir markete giden adam, “Fiyatlar çok pahalandı, her şey çok pahalı geçinemiyoruz. Açız. Kendime zarar vereceğim” diye bağırdı11 izlenme
CHP'de ihale kıyağı! CHP'li Bahattin Erdoğan adaylığı kaybetti ama belediyeden milyonluk ihale kaptı!26 izlenme
Covid Aşısı Olanlar Bu Etkiye Dikkat: Ölüme Bile Neden Oluyor detaylar yorumda3945 izlenme
Düğün yemeği 8 kişiyi hastanelik etti2 izlenme
Erkam Yıldırım, Venezuela'ya badem şekeri ve baklava da götürmüş!8 izlenme
Meriç Köyatası Merkez Bankası'nın faiz kararıyla dolarda euroda ne olacağını açıkladı15 izlenme
A-101'de Büyük Oyun ... Çalışanlar Ortaya Çıkardı
Bebeğini kucağına almak için gün sayan Ezgi Mola, muhabirlerle sohbet etti.
Bülent Arınç’ın damadına verilen beraat kararının gerekçesi açıklandı!
Enflasyon rakamlarını gören Armağan Çağlayan'dan bomba yorum: İbo Show'a uygulanan filtre gibi