Habertürk yazarı Sarıkaya, İYİ Parti ile İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu arasındaki tartışma üzerine dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
Sarıkaya, “Bunlar varken, bir anda böyle bir tweet atmış olması şaşkınlığının ötesinde tepkisine yol açmış; ancak bu seviyede bırakmakla yetinmiş” ifadelerini kullandı. Sarıkaya devamında, "İYİ Parti’de İmamoğlu’nun bu adımı Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin zemin oluşturma çabası olarak yorumlanıyor" diye belirtti.
Sarıkaya’nın yazısının ilgili bölümü şöyle:
İYİ Parti’de dün yaşanan şaşkınlığın nedeni, kazanması için çaba gösterdiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu idi…
Özellikle de Dünya Çalışan Kadınlar Günü kutlamasında İYİ Parti lideri Meral Akşener ile HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın adını aynı cümle içinde geçirmiş olması...
İlk tepki İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu’undan geldi.
İYİ Parti lideri Akşener de dün yöneltilen soru üzerine hem İmamoğlu, hem de Ağıralioğlu’nun tepkisini ifade hürriyeti kapsamında ele aldığını belirtti.
Ancak, tepkisini de göstermekten geri durmadı:
‘Sayın İmamoğlu'nun attığı tweeti bizim arkadaşlarımızın büyük bir çoğunluğu beğenmedi. Fikirlerini ortaya koydular. Dolayısıyla ben de saygı duyuyorum…’
Belki bu noktada kaldı ancak, parti çevrelerine göre Akşener’in tepkisi bunun ötesinde olmuş.
HDP milletvekillerine ilişkin dokunulmazlık dosyalarının kabulüne ilişkin Millet İttifakı içindeki görüş farkının yarattığı olumsuzluk yeni aşılmışken İmamoğlu’nun bunu yeniden coşturan adım atmasının ötesinde bir durummuş tepkisinin nedeni.
Aktarıldığına göre Akşener, bir gün önce İstanbul’da İmamoğlu ile buluşup uzun bir sohbet yapmış.
Bu sohbette de bütün meseleler enikonu ele alınmış.
Bunlar varken, bir anda böyle bir tweet atmış olması şaşkınlığının ötesinde tepkisine yol açmış; ancak bu seviyede bırakmakla yetinmiş.
İYİ Parti’de İmamoğlu’nun bu adımı Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin zemin oluşturma çabası olarak yorumlanıyor…
Nitekim Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu dünkü sohbetimizde ilginç bir yaklaşım gösterdi:
‘Sezer’i de Gül’ü de Erdoğan’ı da Cumhurbaşkanlığına taşıyan milliyetçi destekti. Eğer o dönemde milliyetçiler Ecevit’e destek vermeseydi Sezer seçilemezdi. Meclis’e girmeselerdi Gül Cumhurbaşkanı olamazdı. İttifak desteğini vermeseydi Erdoğan seçilemezdi…’
Peki, CHP nasıl bakıyor?
Konu dün yapılan MYK’da masaya getirilmiş, ancak CHP lideri Kılıçdaroğlu üzerinde durmak istememiş ve konuyu kapatmış.
Arkadaşlarının da bu konu üzerinde durmaması gerektiği yönünde bir tavır sergilemiş.
Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu tavır sonrası çok konuşmak istemediler ama Belediyelerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un şu sözleri meseleye bakışı yansıtıyor:
‘Kadın haklarına ilişkin bir gönderi ve bütün kadın parlamenterleri kapsayan bir davet; eşi organize etmiş. Parlamentoda yan yana oturuyoruz, yakın geçmişe kadar Başkanvekili olarak Buldan’ın yönettiği Genel Kurul’da yasama faaliyetini yürütüyoruz da kadın hakkında mı ayrıştık. Bunun politik duruşu nerede? Haklarını korurken de mi ayrıştıracağız?’
Durumun özeti böyle…”
Dilipak tam gaz devam ediyor: 'Rüşvet alıp verenler, cehennemin dibine kadar yolunuz var'14 izlenme
Bürokraside sızma arttı2 izlenme
Camiimizin imamı23 izlenme
Osman Kavala yeniden yargılanmayı talep etti24 izlenme
Almanya'da Türk ailenin evini kundakladılar9 izlenme
Gülriz Sururi ve Engin Cezzar'dan anlamlı bağış16 izlenme
Son dakika: ATA ittifaki partilerinden Adalet Partisi ittifaktan çekildi11 izlenme
Rusya ile "domates kotası zirvesi" yarın! Bakan Pekcan da katılacak10 izlenme