Habertürk yazarı Karaca, Başbakan Yıldırım'ın açıkladığı paketi eleştirdi.
Dün Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından Başbakan Binali Yıldırım açıklamalarda bulundu.
Açıklamada, bayram ikramiyesi, imar barışı, vergi ve prim affı gibi konular yer aldı.
Habertürk yazarı AKP'ye yakınlığı ile bilinen Nihal Bengisu Karaca, hükümetin açıkladığı imar barışı seçim yatırımını sert bir dille eleştirdi.
Karaca, yasalara uyanların enayi yerine konulduğunu belirterek, "kaynak bulmak için şehre karşı işlenen suçları affedemezsin." sözünü hatırlattı.
Nihal Bengisu'nun çok konuşulacak yazısı şöyle:
SİYASET 24 Haziran’a çekilen seçimlere kilitlendi, kim aday olacak kim olmayacaktan başka bir şey konuşulmaz oldu. Bu arada burnumuzun dibinde hayatımızı çok daha fazla ilgilendiren, kente karşı ağır suçlar işleyenleri ödüllendirirken yasalara uyan kişilere “enayi” damgası vuran çok yanlış bir iş oluyor, kimse dönüp bakmıyor. Daha doğrusu sadece tezahürat yapmak için dönüp bakıyorlar. Bu işin adı “imar barışı”.
Birkaç gündür Habertürk Gazetesi’nin manşetten de verdiği imar barışı haberlerini okuyorum. Yapılacak işle, olayı estetize etmeye çalışan yetkililerin açıklamaları arasındaki makas açıklığı dehşet boyutta. Zira yere göğe sığdırılamayan “barışın” özeti şu: Kaçak yapıların sahipleri bina maliyetinin yüzde 3’ü oranında bir bedel ödemek suretiyle alacakları “yapı kayıt belgesi” ile aklanmış olacaklar. Hazine arazisi üzerinde, kaçak olarak yapılan yapıların alım satımı yasallık kazanacak. Yıkım kararları ve idari para cezaları iptal edilecek. Devlet kaynak temin etmiş olacak. Yapılan hesaplamalara göre tüm yapılar için başvuruda bulunulması durumunda 38.1 milyar lira gelir elde edilecek. Bu binaların yüzde 80’inin kat mülkiyetine geçmesi halinde ilave olarak 30.5 milyar lira daha gelir sağlanacak. Elde edilecek gelir, Türkiye genelinde deprem riski bulunan 7 milyon binanın dönüşümünde kullanılacak.
Yani şahane fikir, her şey güzel olacak, ver mehteri! Ver ver. Çünkü konunun ülkemizin bağımsızlığının korunmasıyla bile ilgisi varmış. Çevre ve Şehircilik Bakanı’mız şöyle diyor: “Felaket kapıda. Muş’tan başlayıp Adalar’a uzanan kopkoyu bir Kuzey Anadolu Fay Hattı var. İşte bu bütçe oluştuğunda kentsel dönüşüme hızla girip her tarafı tertemiz yapacağız. İstanbul’daki 800 bin riskli binanın yarısı yıkılsa ne bağımsızlık kalır ne başka bir şey.”
VATANDAŞLA MUTABAKAT
Elbette ülkede müteahhitlerin hırsları nedeniyle tapusunu alamayan mağdurlar da var. 4 kat izinli binaya 5. katı çıkan proje sahibi yüzünden o dört katın tapusu da çıkmıyor sözgelimi. Ancak bu tür hak sahibi mağdurları kollamanın başka bir yolu bulunamaz mıydı? Zira Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri de biliyor ki şehre karşı, şehir sakinlerine karşı, doğaya karşı suç işlemeyi âdet haline getirenleri sürekli olarak affettiğinizde sorunlar baş edilemeyecek boyuta geliyor. Bunu da en iyi sizin elinizdeki veriler ispatlıyor. Ne diyorsunuz mesela: “Türkiye’deki 26 milyon bağımsız bölümün yüzde 60’ı kaçak.” Nasıl olmasın? Nasılsa devlet bir gün kaçak yapıları aklar diye düşünenleri haklı çıkarırsanız kaçak yapının sonu gelir mi?
İmar barışının en kötü yanı; devletine, kentine, belediyesine, çevresine ve en başta da yasalara saygılı davrananları aptal yerine koyması. “Ne alakası var?” demeden önce, aynı büyüklükte iki parsel hayal edin. İkisinin de en fazla 200 metrekarelik daire yapmak için izni olsun. Parsellerden birinin sahibi kurallara uysun, diğeri 200 metrekarelik sınırı üç kez aşarak üç daire daha yapmış olsun. Bunları satsın, kiralasın ve haksız kazanç elde etsin. İmar barışından sonra bu ahlaksızın haksız kazancı yanına kâr kalıyor. Yasalara uyan, işini düzgün yapan, belediyelerin prosedürleriyle uğraşan, taşma var diye bütün bahçe duvarını yıkıp yeniden yapan, vergisini ödeyen ise ettiği zararla baş başa! Neden? Çünkü devlet kaynak temin edecek.
Hatırlatmak lazım: Kaynak bulmak için şehre karşı işlenen suçları affedemezsin. Yasalara uyan vatandaş aleyhine eşitsizlik yaratamazsın. Devleti devlet yapan meşruiyetin arkasında vatandaşıyla yaptığı mutabakata, anlaşmaya uygun davranacağı varsayımı vardır. İyi vatandaşlar, günün sonunda kötülerin, işgalcilerin, yasaları delerek rant temin edenlerin kazançlı çıktığını; devletin dönüp dönüp onları affettiğini, mazur gördüğünü anladıkları zaman yasalara uymayı bırakırlar. Ne küresel emperyalizm, ne AB’ye alınmamak, ne ekonomik kriz... İnanın bana, bir ülke için, bir devlet için bundan daha büyük bir tehdit yoktur.
İmar barışı denilen ama esasında kentlerin barbarlara, zorbalara teslim edilmesini tescil eden bu düzenlemeden vazgeçilmeli.
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/akpenayiyerinekoyuyorh90511.html
Eşi de hastanede tedavi görüyor... AYRINTILAR14 izlenme
İl Sağlık Müdürü son durumu paylaştı: İstanbul'da kısıtlama olacak mı?9 izlenme
Depremin en yürek yakan görüntüsü! Yakınının kefenlenmiş cenazesini motosiklette taşıdı11 izlenme
Dünyada Kovid-19'dan iyileşenlerin sayısı 200 bini aştı13 izlenme
Mehmetçikle savaşanlar Meclis’ye yer alamaz18 izlenme
Feyzioğlu 80 baroya karşı! 'Bildiriyi okumam' dedi14 izlenme
Bunu da gördük: Devlet ‘sülük ve hacamat kupasına’ ihale açtı!13 izlenme
Son dakika: Türkiye'den Vatiyye Üssü'ne düzenlenen hava saldırısıyla ilgili flaş açıklama15 izlenme
Disney tarafından iptal edilen Atatürk dizisinin yayınlanacağı kanal belli oldu
Erdoğan onlara seslenecek! 3 yıl aradan sonra Almanya'da bir ilk.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev canlı yayında duyurdu: Ermenistan'ın özel komandoları yok edildi!
O zat ona öyle bir şey söyledi ki