Bir gece operasyonu ile asgari ücret belli oldu. Asgari Ücret Tespit Komisyonu Üyesi Sayın Sezer Özseven’in Ulusal Kanal’da yaptığı açıklamaya göre Komisyon üyeleri salı akşamı beklemedikleri bir anda aniden toplantıya çağrılıyor.
Çalışanları temsil eden taraf, Türkİş başkanlığında yaptıkları ön görüşmede, bunun bir oldu bitti operasyonu olduğunu düşünüyor ve toplantıya katılmama kararı alıyorlar.
Hükümet ve işveren tarafı yalnız başlarına yaptıkları açıklama ile asgari ücrete yüzde 30 zam yapıldığını ve asgari ücretin 22 bin 04 TL olarak belirlendiği söylüyorlar.
Burada iki konuya açıklık getirdikten sonra asıl sorunun ne olduğunu anlatmaya çalışacağım.
Öncelikle AK Parti devlet memurları ve diğer çalışanlar arasına toplumda sorun yaratacak bir gelir farkı koymaktadır.
Özellikle 2021 yılında başlayan enflasyonist ortam sonucunda bozulan gelir dağılımının her geçen yıl çalışan aleyhine daha fazla bozulması ve yoksulluğun artık nerede ise açlık seviyesine gelmesine neden olmaktadır.
Asgari ücret gerçekte yeni işe başlayanların maaşı olması gerekirken çalışanlar içinde yıldan yıla genişleyen sayıda bir kesimin geliri haline dönüşmektedir. Yapılan hesaplara göre çalışanların yaklaşık yüzde altmışı asgari ücretle geçinmek zorundadır.
Hükümetin enflasyonu düşürmek bahanesi ile hem ücretleri baskılaması hem de döviz kurlarının üstünde baskı kurarak kurların artmasını engellemesi özellikle emek yoğun ihracata dayanan tekstil ve mobilya gibi sektörlerin yurt dışı rekabet olanağını azaltmasına ve o sektörlerde de ücretlere baskı ve aynı zamanda işletmelerin kapanma riski ile karşı karşıya kalmalarına neden olmaktadır. Bu da ekonomide daralma ve işsizlik riskini artırmaktadır.
Türkiye’nin yeterince üretim olanağının bulunması nedeniyle ücretlerin artmasının talep yönünde yarattığı baskı sonucunda fiyat artışlarına neden olması söz konusu değildir.
Ayrıca ücretlerdeki artışın maliyet baskısı ile enflasyon artışlarına neden olacağı da bir şehir efsanesidir. Evet ücret artışları az oranda enflasyonu etkiler. Ancak gelir artışının ekonomiyi olumlu yönde etkileyerek ekonomik canlılığı artırması daha fazla ekonomik olumlu etki yaratacaktır.
Evet yukarıda saydığım konular önemli ve bir iktidarın mutlaka dikkat etmesi gereken konular.
Fakat Salı günü yaptığı basın toplantısında Sayın Perinçek’in dikkat çektiği konular daha fazla üzerinde durulması gereken noktalardır.
Sayın Perinçek CIA ajanı Michael Rubin’in yazdığı yazılara dikkat çekerek, bu yazıları yazanın Rubin olması yanında, bu yazıların ABD’nin tehditlerini içerdiğini açıklamıştır. ABD Rubin’in ağzından, Türkiye’nin ABD rotasında hareket etmemesi durumunda başta İstanbul ve diğer büyük şehirler olmak üzere sosyal kargaşaya uğrayacağı tehdidini savurmaktadır.
İşte tam burada gelir dağılımındaki bozulma ve adil olmayan asgari ücret koşullarında Türkiye işçi sınıfı harekete geçmektedir. CIA kaynaklı kışkırtma faaliyetleri de işçi sınıfının ve halkın bu haklı taleplerini kullanarak harekete geçmek isteyeceklerdir.
Burada PKK ve resmi temsilcisi DEM parti ile sahte sol gruplar Türkiye’nin bölünme koşullarına girmesi yönünde toplumsal kargaşa çıkartmayı deneyeceklerdir.
AK Parti tam burada bu uğursuz koşulların oluşmasına zemin hazırlamaktadır.
Başta işçi sınıfı olmak üzere Türk milleti ABD’nin bu tuzağına düşmeyecektir. Ancak AK Parti bu iklimin oluşmasına olanak sağlayarak, iktidardan düşme koşullarını hazırlamaktadır.
Bakan karar verdi Okullar tatil edildi!18 izlenme
Bayram ikramiyesi müjdesi bekleyenlere kötü haber verdi: "Herkese tam yatmayacak"6 izlenme
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Amacımız kalıcı üretim, kalıcı istihdam, kalıcı refah'9 izlenme
Yılmaz Güney’le birlikte oynadıkları “İnce Cumali” filminin Ağa’sı, kötü adam rolleriyle nam salmış Erol Taş11 izlenme
Paris yangın yeri: Polis ekipleri ile protestocular arasında arbede! Koronavirüs yasakları...13 izlenme
Seçim bitti arsa satışına devam8 izlenme
Beşiktaş saldırısının faillerindendi: O terörist yakalandı9 izlenme
Son dakika: 20 milyon liralık vurgun yapan oto hırsızlık çetesi çökertildi8 izlenme
Elektrik zamları yatırımcıyı da çarptı: Hesapsız kitapsız piyasaya giren 2 binden fazla şirket kapandı!
EYT'liler İstanbul'dan haykırdı: Çözüm yoksa oy da yok!
DİSK-AR: TÜİK ve İŞKUR’un işsiz sayıları arasında uçurum var!
“Paşam, Sivas’ta galiba manda meselesi bizi çok üzecek ve yoracak” sorusunu Atatürk şöyle yanıtlar: