Ailem, üniversite okumadığı için sürekli küçümsedikleri

dedi.

Mert sadece gülümsedi.

Kahvaltının sonunda masaya metal kutuyu koydu.Bunu birlikte görmenizi istiyorum."

Babam ilgisizce dosyayı açtı. İlk birkaç sayfadan sonra yüzündeki ifade değişmeye başladı. Sonra tapulara, hisse belgelerine ve vasiyetnameye baktı.

Annem şaşkınlıkla,

"Bunlar... gerçek mi?"

diye fısıldadı.

Mert sakince başını salladı.

"Evet."

Babam uzun süre konuşamadı gorsele ilerleyin devamı sonraki sayfada...Sonunda boğuk bir sesle,

"Sen... bütün bunların sahibisin?"

diye sordu.

"Hayır."

dedi Mert.

"Sadece emanetçisiyim."

Herkes şaşkınlıkla ona baktı.Mert devam etti.

"Babam öldüğünde şirket bana kaldı. Ama yönetimini profesyonellere devrettim. Ben yalnızca denetliyorum. Her sabah yine sanayiye gidiyorum."

Babam bunu anlamakta zorlanıyordu.

"Ama neden?"

Mert, ellerine baktı.Çünkü bu eller bana kim olduğumu hatırlatıyor. Eğer sadece masalarda otursaydım, insanların emeğinin ne kadar değerli olduğunu unuturdum."

O an odada sessizlik oluştu.

Hayatım boyunca babamı ilk kez bu kadar mahcup gördüm.

Gitmeden önce kapıda durdu.

"Mert..."

dedi.
Reklamlar