ABD dünyanın her yerinde pis işler yaptı.
Savaşlar, darbeler, işgaller, …
Her yerde çok acımasızdı.
Dünyanın en büyük işkencecisiydi.
Ama bunu demokrasi ve insan hakları palavrasıyla örttü.
Hem savaşlar çıkardı,
Hem de masraflarını o ülkelere ödetti.
Ya da ondan etkilenen diğer ülkelere.
Çayın taşıyla, çayın kuşunu vurma taktiği.
Attığı her merminin, bombanın parasını,
Körfez ülkelerinden tahsil etti.
Üstelik de birkaç katıyla.
1991 yılı sonrası,
Suudi Arabistan, Kuveyt, … gibi petrol zengini körfez ülkelerinin milli gelirleri yarı yarıya düştü.
ABD’nin, İngiltere’nin milli geliri ise arttı.
Bu bile her şeyi açıklıyor.
2003 Irak işgalinde de aynısını yaptılar.
İşgal sonrası ilk yaptıkları iş,
Irak petrollerine çökmekti.
Saddam döneminde millileştirilmişti.
İşgal sonrası ABD şirketlerinin oldu.
İşgal masraflarını,
Yine Irak’a ödettiler.
Körfez ülkelerine kesilen haraçlar da ayrı.
2011 sonrası,
Suriye’de yaptıkları da benzer.
Uluslararası hukuku çiğnediler.
CIA, MOSSAD’ın yarattığı IŞİD’i bahane edip,
Suriye’nin doğusunu işgal ettiler.
Hemen petrol kuyularının başına oturdular.
Babalarının malıymış gibi,
Petrol bölgelerinden ayrılmayacaklarını açıkladılar.
Çıkan petrolü, “kara güçleri” PKK/PYD’nin finansmanı için kullandılar.
Tam anlamıyla eşkıyalık.
Afganistan’da 20 yıl kaldılar.
Oranın petrolü yoktu.
Ama para edecek başka şeyi vardı.
Dünyaya yetecek kadar uyuşturucu yetişiyordu.
Yaptıkları harcamaları uyuşturucu ticareti ile karşıladılar.
Bu biliniyordu.
Ama hep sakladılar, üstünü örttüler.
Afganistan yenilgisi sonrası gerçek konuşulmaya başladı.
ABD Afganistan’da irili ufaklı yaklaşık 20’den fazla üs kurmuştu.
Üslerin bazı işlerini de Türkler yaptı.
Bu işlerde çalışan bir Türk ile karşılaştım.
Önce ürkekti ama sonra rahatladı.
ABD nasıl olsa yenilmişti.
Yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Ben Afganistan’da yaklaşık 6 yıl bulundum.
Yılın 12 ayı orada olmasam da yılda en az 6 ay kaldım.
ABD üslerinin çoğunda çalıştım.
Bagram, Kâbil, Celalabad, Kandehar, Herat, …
Hepsini bilirim.
O üslerde aldığımız işleri yaptık.
Özellikle Kandehar, Bagram, gibi büyük üsler çok hareketliydi.
Dev nakliye uçakları inerdi.
Hem de çok sık.
Bu uçaklar genelde boş gelir dolu giderdi.
Biz hep merak ederdik.
Büyük askeri malzeme taşıyan uçaklar niye geliyordu.
Bizi belli bölgenin dışına çıkarmazlardı.
Askeri malzeme getirse görürdük.
Ama uçaklardan yük indirilmezdi.
Oradaki Amerikalılara sorunca konuşmazlardı.
Bu tür sorularımızı terslerlerdi.
Bu üslerde bazen aylarca çalıştığımız oldu.
Tabi zaman içinde bazı dostluklar kuruluyor.
Dostluklarımız ilerleyince öğrendik.
O dev nakliye uçakları uyuşturucu için geliyormuş.
NATO uçaklarıyla uyuşturucu taşıyorlarmış.”
ABD’nin tavrı değişmiyor.
İşgal için harcadığı paranın önemli kısmını,
Afganistan’dan taşıdığı uyuşturucu ile karşılıyor.
Afgan köylüsünden bire aldığını,
ABD’de, Avrupa’da 50’ye satıyor.
Biden “Afganistan’da 2 trilyon dolar harcadık” demişti.
20 yılda bu paranın büyük kısmı buradan çıkmış.
ABD silah tekellerine aktarılmış.
Peki bu uyuşturucu ile kimi zehirlediler?
ABD ve Avrupalı gençleri…
Dünya hakimiyeti ve silah tekellerinin kârı için kendi halkına bile acımıyor.
Gerçek bu.
Böyle bir sistem sonsuza kadar gider mi?
Çok zor.
Amerika’nın şu anda yaşadığı da bu.
Acımasız haraç sistemimin sonu geliyor.
Dünya halkları ile birlikte,
Amerikan halkı da uyanıyor…
İsmet Özçelik
Aydınlık
Deprem bölgesindeki Kızılay ilk yardım merkezinin kapısına kilit vurulmuş16 izlenme
Ekrem İmamoğlu'ndan 'Paris' yanıtı6 izlenme
Ordu'nun Fatsa ilçesindeki taş ocağında meydana gelen göçükten acı haber geldi!7 izlenme
Canlı yayında kundaklama anı14 izlenme
Survivor'da skandal bir hamilelik olayı yaşandı!24 izlenme
Gördükleri karşısında Hemen Yetkilileri Aradılar17 izlenme
Son dakika: Eski Kırklareli Valisi Orhan Çiftçi hakkında 18 yıl hapis istemi! Sevgilisini ormana götürüp darp etmişti....12 izlenme
“6 Bin ‘AK Troll’ Sosyal Medyayı Manipüle Etti”8 izlenme
Savunma sanayiinde yerlilik mesajı
AKP'li belediye başkanının cezaevi sevinci! "Yıllardan beri hasretle beklenen bir çalışmaydı"
Muhittin Böcek: "Sağlığımla ilgili geri dönüşü olmayan ihtimalin kurbanı olmak istemiyorum"
Emeklilerin sefaleti derinleşiyor: Başkent’te 60 bin emekli yardıma muhtaç