60 Yaşımdayım, 23 yaşında bir genç kızla evlendim ilk gece...Devamını oku:>>

Babamı kaybettiğimizde durumumuz daha da zorlaştı ve annem yeniden evlendi. Ancak üvey babam bize destek olmak yerine, üzerimizde ağır bir psikolojik baskı kurdu. Yıllarca evdeki her şeyi kontrol etmeye, beni kendi kararlarımdan alıkoymaya çalıştı.” Murat derin bir üzüntüyle dinliyordu. Elif devam etti: “On sekiz yaşıma bastığım gün, kendi hayatımı kurmak adına o evi terk ettim. Kendi ayaklarımın üzerinde durabilmek için yıllarca mücadele ettim.” Oda yeniden sessizliğe gömüldü. Murat, onu ilk kez o küçük esnaf lokantasında gördüğü günü hatırladı. Haksızlığa karşı dimdik duruşunu, acımayı kabul etmeyi reddedişinŞimdi o gücün nereden geldiğini daha iyi anlıyordu. Elif gözlerinin içine bakarak ekledi: “Seninle para için evlenmedim. Seninle kendimi güvende hissettiğim için evlendim. Bana bakıp beni kontrol etmeye çalışmayan ilk erkektin.” Murat önünde diz çöktü ve ellerini tuttu. “Sen çok büyük zorlukları aşmış, güçlü bir insansın. Biz bu evlilikle birbirimize ikinci bir şans sunduk.” Ama ikisi de henüz şunu bilmiyordu: Geçmiş, onunla işini bitirmemişti. Çünkü iki hafta sonra, o geçmişten biri kapılarını çalacaktı. Güneş battıktan hemen sonra kapı çalındı. Bu, komşuların kapıyı çalma şekli değildi. Ahşap kapıya vurulan üç yavaş ve kararlı darbe. Murat o sırada mutfaktaydı. Elif ocakta kaynayan çorbayı karıştırırken o da ekmek kesiyordu. Bir anlığına akşam sıradan, neredeyse huzurlu görünüyordu. Elif birden donakaldı. Yüzü bembeyaz kesilmişti. Kapı tekrar çalındı. Bu sefer daha sert. Murat kapıyı açtı. Kapının önünde elli yaşlarının ortalarında, geriye doğru taranmış gri saçlı, bakışları soğuk ve rahatsız edici bir adam duruyordu. “Elif evde mi?” diye sordu adam pürüzlü bir sesle. Murat kapı aralığında biraz öne çıktı. “Sen kimsin?” Adam soruyu görmezden geldi. Onun yerine içeriye bakmaya çalıştı. “Elif!” diye bağırdı. Koridorda beliren Elif’i görünce adamın yüzünde alaycı bir gülümseme belirdi. Elif’in sesi fısıltı gibi çıktı: “Yavuz…” Murat arkasını dönmeden anladı. Üvey baba. Yavuz kapı önündeki korkuluğa rahatça yaslandı. Bakışlarını Murat’ın gri saçlarına kaydırarak kirli bir alayla gülümsedi. “Bak ihtiyar, sorun çıkarmaya gelmedim,” dedi sesi alçalarak. “Sadece konuşmaya geldim.” Murat kollarını kavuşturdu ve soğukkanlı bir sesle kesti: “O zaman başka yerde konuş…” okumaya devam ediniz
Reklamlar