Bunu ne zaman isterseniz açın,” dedi.
Otobüse bindikten sonra kâğıdı açtım. Üzerinde yalnızca birkaç cümle vardı:
“Hayatınızın bundan sonraki kısmını geçmişinizin cezası gibi yaşamayın. Birinin sizi sevmesi için genç olmanız gerekmiyor. Mutlu olmak için de kimseden izin almanız gerekmiyor.”
Gözlerim doldu.
O gün eve döndüğümde ilk yaptığım şey çocuklarımı aramak olmadı. Önce dolabımı açtım ve yıllardır giymediğim elbiselerden birini çıkardım. Aynanın karşısında kendime baktım. Sonra gülümsedim.
Ertesi sabah hayatımda ilk kez yalnızca kendim için kahvaltı hazırladım. Telefonumu elime aldım ve Selim'in numarasını aradım.
“Merhaba,” dedim.
Sesindeki gülümsemeyi telefondan bile hissedebiliyordum.