36 Yıl Aynı Yastığa Baş Koyduğum Adamdan Boşandım.

O hâlde neden bana hiçbir şey söylememişti?

Mektubun son sayfasını açtım.

“Hayatım boyunca senden tek bir şey sakladım.”

“Çünkü doğruyu söyleseydim beni durduracağını biliyordum.”

“Otelde başka biriyle değildim.”

“Her gidişimde biraz daha güçten düşüyordum.”

“Sana hasta hâlimi göstermek istemedim.”

“Senin beni hep güçlü hatırlamanı istedim.”

Satırların sonunda ise şu cümle vardı:

“Beni affetmek zorunda değilsin.”

“Ama ne olur çocuklarımızın beni yalancı biri olarak hatırlamasına izin verme.”

Mektubu kapatıp saatlerce ağladım.

İki yıl boyunca ona öfke duymuş, ihanet ettiğine inanmış, tek bir açıklama yapmamasını bencillik sanmıştım.

Oysa sessizliği, beni korumak için verdiği sözün bedeliydi.

Ertesi gün doğruca avukatın ofisine gittim.

Belgelerin hepsi gerçekti.

Hastane kayıtları, ameliyat raporları, banka işlemleri…

Hepsi resmi belgelerle doğrulanmıştı.

Sonra kayınpederimi ziyaret ettim.

Bu kez ayıktı.

Beni görünce gözleri doldu.

Reklamlar