35 yaşındaki bir adam

Sessizce gülümsedi.
"Çünkü Münire Hanım öyle istedi."
"Hiç mi kırılmadın? Sana söylediklerim için..."
Başını hafifçe salladı.
"Sevdiğin birini korumaya çalışıyordun. Ben olsam ben de aynısını yapardım."
Bu sözler beni daha da utandırdı.
Baran cebinden küçük bir kutu çıkardı.
"Bu da sana emanet."
Kutunun içinde eski, yıpranmış bir yüzük vardı.
"Bu dedenizin ilk maaşıyla aldığı yüzük," dedi.
"Münire Hanım bunu sana vermemi istedi."
Yüzüğü avucuma aldığımda gözlerim yeniden doldu.
Baran gitmek için döndüğünde onu durdurdum.
"Peki şimdi ne yapacaksın?"
Omuz silkti.
"Eskisi gibi gönüllü çalışmaya devam edeceğim."
"Kalacak yerin var mı?"
"Bir süre arkadaşımda kalırım."
O an babaannemin bana neden bu mektubu bıraktığını tamamen anladım.
Miras bana sadece bir ev bırakmamıştı.
Bir vicdan bırakmıştı.
"Gitmene gerek yok," dedim.
Baran şaşkınlıkla bana baktı.
Reklamlar