26 YILDIR İLK AŞKINI ARAMAYAN BARAN, ONU BİR GÜN ESKİ BİR YATAĞI SIRTINDA TAŞIRKEN GÖRDÜ. YANINDAKİ 3 YAŞINDAKİ KIZI TOZLU YOLDA YÜRÜYORDU. Duru BAŞINI KALDIRIP ONU GÖRÜNCE SADECE “ÇOK GEÇ KALDIN,” DEDİ. BARAN KÜÇÜK KIZIN GÖZLERİNE BAKTIĞINDA İSE YILLAR ÖNCEKİ O GECEYİ HATIRLADI. AMA AİLESİNİN SAKLADIĞI GERÇEK, BUNDAN ÇOK DAHA BÜYÜKTÜ.**
**BÖLÜM 1**
Duru'nun sırtı ağrıyordu.
Yine de durmadı.
Eski yatağı omzuna yüklemiş, toprak yol boyunca ilerliyordu.
Yanında üç yaşındaki Lara yürüyordu.
Küçük kızın ayakkabıları çamur ve toz içindeydi.
Duru ara sıra dönüp ona bakıyordu.
“Biraz daha dayan.”
Lara başını salladı.
O sırada siyah bir araç onların yanında durdu.
Baran camı açmak üzereyken kadının yüzünü gördü.
Kalbi adeta durdu.
Duru.
Yirmi altı yıl önce hayatından çıkan kadın.
Baran onu en son gördüğünde henüz on sekiz yaşındaydı. Parasızdı ama hayalleri vardı. Duru'ya bir gün zengin olup geri döneceğine söz vermişti.
Sözünü tutmuştu.
Ama geri dönmeyi unutmuştu.
Şimdi ise karşısındaki kadın eski, bakımsız bir evde yaşamaya çalışıyordu.
Baran saatlerce onu uzaktan izledi.
Ertesi gün kasabada araştırmaya başladı.
Turgut'un dükkânına girdiğinde Duru'nun adını söyledi.
Yaşlı adamın yüzü hemen asıldı.
“Sen gerçekten hiçbir şey bilmiyor musun?”
Baran'ın kaşları çatıldı.
“Neyi?”
“Duru'nun neden bu hâle geldiğini.”
Sonra yıllardır anlatılan hikâyeyi öğrendi.
Duru, Baran'ın ailesinin şirketinde çalışırken büyük bir para kaybının sorumlusu ilan edilmişti.
Oysa paranın nerede olduğu bilinmiyordu.
Duru'nun hesabında tek kuruş bile bulunmamıştı.
Ama güçlü aile, herkesin ona suçlu gözüyle bakmasını sağlamıştı.
İşini kaybetti.
Dostlarını kaybetti.
Geleceğini kaybetti.
Bir süre sonra çocuğuyla birlikte kasabanın kenarında yaşamaya başladı.
Baran bunları duyunca yıllardır taşıdığı öfkenin yönü değişti.
Çünkü Duru'nun kendisini terk ettiğine inanmıştı.
Belki de onu terk eden aslında Duru değildi.
İki gün sonra kapısını çaldı.
Duru onu görünce şaşırdı.
Sonra gözlerinde buz gibi bir ifade belirdi.
“Burada ne işin var?”
“Seni görmek istedim.”
“Yirmi altı yıl boyunca görmedin.”
Baran cevap veremedi.
Lara annesinin arkasından çıktığında ise her şey değişti.
Küçük kız Baran'a baktı.
Baran da ona.
O gözler…
O gözlerin rengini unutması mümkün değildi.
Annesinin gözleri.
Baran'ın sesi kısıldı.
“Duru, bana bir şey söyle.”
“Ne?”
“Lara'nın babası kim?”
Duru'nun gözleri doldu.
“Bunu gerçekten sormaya hakkın olduğunu mu düşünüyorsun?”
Baran bir adım attı.
“Lara…”
“Git.”
“Duru, dört yıl önceki geceyi hatırlıyorum.”
Kadın kapıyı tutan elini sıktı.
“Ben de hatırlıyorum.”
Baran'ın kalbi hızlandı.
“Öyleyse neden bana söylemedin?”
Duru'nun yüzünde acı bir gülümseme oluştu.
“Çünkü senin ailenden gelen bir adam, daha o gece bana bir şey söyledi.”
Baran dondu.
“Kim?”
Duru cevap vermeden kapıyı kapattı.
Baran aracına döndüğünde telefonu çaldı.
Arayan, yıllardır konuşmadığı aile büyüğüydü.
“Baran,” dedi adam, “Duru'ya yaklaşmayı bırak.”
“Lara kim?”
Karşı tarafta uzun bir sessizlik oldu.
Sonra adamın sesi titredi.
“Lara'nın kim olduğunu öğrenirsen, yıllardır sana anlattığımız her şeyin yalan olduğunu anlayacaksın.”
Telefon kapandı.
Baran ilk kez gerçekten korktu.
Çünkü ailesinin ondan sakladığı şey, yalnızca Duru'yla ilgili değildi.
**Kendi geçmişiyle ilgiliydi.**
Part 2 yorumda anlattım