İkinci İnönü Savaşı sonrasında Türk ordusu, bazı eksiklerin giderilmesine rağmen istenilen güce henüz ulaşamamıştı. Yunan ordusu hem asker sayısı hem de silah yönünden üstün bir durumdaydı. 10 Temmuz 1921’de başlayan Yunan saldırısı sonucunda, 13 Temmuz’da Afyon, 17 Temmuz’da Kütahya, 19 Temmuz’da Eskişehir Yunanlıların eline geçti.
Türk ordusunun 21 Temmuz’da yapmış olduğu taarruz başarılı olamayınca, Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle Türk ordusu, hem güvenliğini sağlamak hem de savaşa hazırlanabilmek için Sakarya Irmağının doğusuna çekildi.
Yunanlıların ilerlemesi ve Türk ordusunun Sakarya’nın doğusuna çekilmesi halk arasında ve Meclis’te karamsarlığa neden oldu. Artık savaşın kazanılamayacağı söylentileri yayılmaya başladı. Meclis’te, “Millet nereye gidiyor?”, “Ordu ne yapıyor?” sözleriyle sert tartışmalar yaşandı. Bazı milletvekilleri, Mustafa Kemal Paşa’nın ordunun başına geçmesi gerektiğini ifade etmeye başladılar. Bu kişiler, iki grupta toplanıyordu. Bunların bir kısmı Mustafa Kemal Paşa’ya güvenirken, diğer bir kısmı da güvenmiyor ve kaybedilecek savaşın sorumluluğunu ona yüklemek istiyorlardı.
Mustafa Kemal Paşa, ordunun başına geçmek için TBMM’nin bütün yetkilerinin üç ay için kendisine devredilmesini istedi. Mustafa Kemal’in bu yetkileri istemesindeki amacı, o günün koşullarında çabuk karar almak ve alınan kararı anında uygulayabilmekti. TBMM, 5 Ağustos 1921’de Mustafa Kemal Paşa’yı “Türk Orduları Başkomutanı” olarak atadı. Böylece Mustafa Kemal Paşa 3 ay süreliğine Meclis’in tüm yetkilerine sahip oldu.
Başkomutan seçilen Mustafa Kemal Paşa, orduyu güçlendirmek için tüm halkı fedakarlığa çağırdı. Bu amaçla 78 Ağustos 1921’de Tekâlifi Millîye Emirlerini (Milli Emirler, Yükümlülükler) çıkardı.
5 Ağustos 1921 günü Başkomutanlık görevini üstlenen Mustafa Kemal Paşa:
“Savunma hattı yoktur, savunma sathı vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz”emriyle Sakarya Meydan Muharebesini başlattı.
"Sakarya Meydan Muharebesi", 22 gün 22 gece devam ederek 13 Eylül 1921 günü, düşmanın Sakarya Nehri'nin doğusunda tamamen yok edilmesiyle sonuçlanmıştı.
Bu büyük başarı üzerine 19 Eylül 1921 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'ya Mareşal rütbesi ve ‘Gazi’ unvanı verildi.
Bu yetkiyle Büyük Taarruz'da ordunun başına geçen Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı'nda zaferin kazanılmasında çok büyük payı oldu. Mustafa Kemal bu görevi 29 Ekim 1923'te cumhurbaşkanı seçilinceye kadar sürdürdü.
Türkiye Büyük Millet Meclisi 5 Ağustos 1921'de aldığı kararla Mustafa Kemal Atatürk'e başkomutanlığı vermiştir.
Mustafa Kemal 108 yıl sonra Trablus'ta! Libya, TSK'nın üst aklıyla adım adım zafere koşuyor!9 izlenme
'Bağımsızlık savaşımızı göstermesi olumlu'10 izlenme
ATATÜRK’E GÖRE ATATÜRK6 izlenme
ABD’deki müzayedede Atatürk imzalı fotoğrafa büyük ilgi9 izlenme
Balıkesir Lisemizin Şeref Yılı “A T A T Ü R K’ ÜN LİSEMİZE TEŞRİFLERİ”9 izlenme
Dünyaca ünlü şairin ATATÜRK için yazdığı şiir.10 izlenme
İşte Atatürk'ün Büyük Taarruz'daki kusursuz planı! Savaş taktiğini yeniden yazdı6 izlenme
Atatürk'ün cephede yazdığı mektup: Cehennem hayatı yaşıyoruz4 izlenme
Çünkü, Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti
"Atatürk"e saygınız gerçekse; "Mustafa Kemal" diye kaynakçasız kitap yazan Yılmaz Özdil'e, "Mustafa" diye kitap yazan Can Dündar'a da tepki gösterin!
İyice azıttı: Fatih Tezcan, iktidarı eleştirdi, Kemalizm’i atom bombasına benzetti
Milli Mücadele'nin ilk adımı 101. yılında