Hayatın her döneminde beslenme alışkanlıkları önemli olduğu gibi çocukluk dönemindeki beslenme alışkanlıkları da 2 kat önemlidir. Özellikle beslenmenin yeni başladığı 12 yaş dönemi çocukların beslenmesinde öne çıkmaktadır.
Çocuklar kendi kendine yemek yemeyi 12
yaşlarında öğrenir. Sıklıkla
yemek seçerler ve reddederler. Yedirmede ısrar, ödül veya ceza verme yeme alışkanlıklarını
olumsuz yönde etkileyebilir. Reddedilen gıdalar porsiyonlar şeklinde ve sevdiği
gıdalarla birlikte verilmelidir. Çocuk değişik yemek çeşitlerine bu dönemde hazırlanır
ancak zorlanmaz. Çocuğun önüne uygun tüketebileceği miktarda yiyecek konur.
Kendi iskemleleri ile aile sofrasına oturtulur. Kolay çiğnenen ve yutulan
yiyecekler verilir. Besinleri iyi çiğnemesi ve acele yememesi öğretilir. Fıstık,
üzüm gibi yiyecekler bu yaştaki çocuklarda boğaza kaçabileceği için ve ölüm
nedeni olabileceğinden dikkatli olunmalıdır.
Çocukların dört ana besinden almalarına özen
gösterilir. Günde dört öğün yeterlidir, meyve verilebilir. Şişman çocuklar
hariç yemek yeme çocukların isteğine bırakılır. İlk yaştan sonra çocuklara
dişleri için flour, kış aylarında D vitamini ve düşük sosyoekonomik
düzeyindeki ailelerin çocuklarına demir preparatları önerilir.
İzmirli siyasilerden sel açıklaması: ''Felaketin sebebi yağış değil önlem almayan Tunç Soyer''10 izlenme
Mehmet Ali Erbil: Cumhurbaşkanımızdan da, Sağlık Bakanımızdan da Allah razı olsun11 izlenme
Görevdeki ABD’li istihbaratçı anlattı: Rusya kaybetmiyor, stratejik plana göre ilerliyor13 izlenme
CHP'li Ali Şeker: 'Osmangazi Köprüsü'nden ambulanslar bile 236 TL ödeyerek geçiyor!'12 izlenme
Almanya'dan büyük küstahlık! Türkiye'ye silah satışı...15 izlenme
Ekonomide 20 yılın en ‘kara kış’ı kapıda!10 izlenme
Devleti dolandıran müdür terfi etti14 izlenme
Tanju Özcan’dan AKP’li vekile sert yanıt: "Aşağılıksınız"14 izlenme
Skandallarla anılan federasyonun sorumlusunun Hizbullah'tan tutuklandığı ortaya çıktı!
AKP'li belediye satışa çıkardı... 120 futbol sahası büyüklüğünde
Diyanet metrolara bu afişi astı! Tepkiler çığ gibi
Emin Çölaşan: 1 Mart itibarıyla Türkiye'de ilginç bir gelişme oldu, sanırım pek kimse önemsemedi