Deneyimli gazeteci Yeniçağ yazarı Yavuz Selim Demirağ, "Cumhurbaşkanına hakaret"ten dolayı bugün cezaevine gireceğini belirten bir yazı kaleme aldı.
Demirağ, bugün Ankara Batı Adliyesi'ne giderek infaz savcılığında işlemlerini yaptırdı. Demirağ'ı arkadaşları yalnız bırakmadı. İşlemlerin ardında Demirağ'ın, Ayaş Cezaevin'de tutulacağı öğrenildi.



"CEZAEVİNE GİRMİŞ OLACAĞIM"
Demirağ, bugünkü yazısında"Siz bu satırları okurken ben de kapının arkasında hazır bekleyen çantamı alıp cezaevine girmiş olacağım" dedi.
Demirağ, "Daha önce yazdım. FETÖ'cü polislerin kumpası ile tutulan fezleke, konuşma metninin kaseti bana verilmedi. Montajsız video izletilmedi. Karar gıyabımda verildi. Hakim dinlemedi bile. Talimatla alınan ifadeyi yeterli gördü. İstinaf Mahkemesi de hiçbir işlem yapmadan onayladı. Hasılı 11 ay 20 günlük ceza infaz edilecek. Bu arada devam eden sayısına yetişemediğim başka davalarda var" diye yazdı.
"250 binden fazla insanımız tutuklu ve hükümlü olarak cezaevinde yatıyor. Aralarında gazeteci arkadaşlarımızda var. Ben biraz daha şanslıyım" diyen Demirağ, "Sayılı gün gelip geçer. En azından kısıtlı olmayacağım... Okuyupyazmaya devam edeceğim" dedi.
Yanına 4 kitap alacağını ifade eden Demirağ, "Birkaç gün kitap tanıtım yazılarımla idare edin. En kısa zamanda içeriden de yazmaya devam edeceğim"diye yazdı.
Yavuz Selim Demirağ'ın "Mahpus çantası" başlıklı yazısı şu şekilde:
"31 Mart seçimleri öncesinde iktidar partisi küçük ortağı ile beraber meydanlarda muhalif partilerin liderlerini "içeri tıkma" adına ciddi söylemlerde bulundular. "Dokunulmazlığı bile yok!" diyerek İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'i işaret ediyordu. Sayın Akşener'i Türkiyem TV'ye davet etmiştik. Canlı yayın esnasında "Çantanız hazır mı?" diye sormuştum. Ardından "10 yıldır çantam kapının arkasında. 10 yıldır her gün cezaevine girme ihtimaline karşı çantamı hazır tutuyorum" demiştim. Sayın Akşener 31 Mart'tan bir kaç gün önce Manisa'da yaptığı mitingde kürsüye çantayı koymuştu. "Bu çanta var ya bu çanta..." diye darbeler esnasında tutuklanan siyasi liderlerin isimlerini tek tek sıralayarak "O çanta ile hapishaneye gittiklerini" ifade ederken her an kendisinin de hapishaneye girmek için hazır olduğunu belirtmişti. Akşener'in çantasının içinde "yazma, kuran, seccade" vardı. Siz bu satırları okurken ben de kapının arkasında hazır bekleyen çantamı alıp cezaevine girmiş olacağım. Suçum "Cumhurbaşkanına hakaret". Daha önce yazdım. FETÖ'cü polislerin kumpası ile tutulan fezleke, konuşma metninin kaseti bana verilmedi. Montajsız video izletilmedi. Karar gıyabımda verildi. Hakim dinlemedi bile. Talimatla alınan ifadeyi yeterli gördü. İstinaf Mahkemesi de hiç bir işlem yapmadan onayladı. Hasılı 11 ay 20 günlük ceza infaz edilecek. Bu arada devam eden sayısına yetişemediğim başka davalarda var.
250 binden fazla insanımız tutuklu ve hükümlü olarak cezaevinde yatıyor. Aralarında gazeteci arkadaşlarımızda var. Ben biraz daha şanslıyım. Sayılı gün gelip geçer. En azından kısıtlı olmayacağım... Okuyupyazmaya devam edeceğim. Cezaevlerinin kuralları var. Çantanıza her şeyi doldurup götüremiyorsunuz. Kitaplarınızı bile tek tek kontrol edip "sakıncalı" değilse alabiliyorsunuz. 5'den fazlası da yasak. Maphus çantamın içinde 4 kitap var. Bir de taslak. Birinci kitap Mustafa Kemal Atatürk'ün "Nutuk"u defalarca okumama rağmen kaynak olarak her fırsatta elimin altında olmalı. Bir nevi güvencemdir. İkincisi Hasan İzzettin Dinamo'nun "Kutsal İsyanı" 5 ciltlik bu dev eserin birinci cildini alıyorum yanıma. Haftalık ziyaret esnasında diğer ciltleri de tek tek gelecek. Üçüncü kitap "İmamların Öcü" bu güne kadar 12 baskı yaptı. Düzletmelerini yapıp yeni baskıya hazırlamak için alıyorum yanıma. Aynı şekilde "Fettullah'a Selam Kumpasa DevamAt izi, it izi" isimli kitabımda yeni baskı hazırlığını tamamlamayı planlıyorum. Gelelim taslak kitaba. "Kumpas Mektupları"nı hazırlayalı çok oldu. Yayın için Eylül ayı bekleniyor. Son okumalarını mahpus damında tamamlayıp yayınevine yollayacağım. Bunları bitirince de belki kendi "Hapishane Günlüğü"mü kaleme almaya başlayabilirim.
Mahpus çantamda başka neler mi var? Üç adedi geçemeyen çamaşır. İki gömlek, bir pantalon bir de eşofman. Birer kazak ve hırka... Bir top A4 kağıt. Üç kalem. Bir çift terlik... Kalp, şeker, tansiyon, kolestrol ilaçlarından oluşan poşetide ekledim. Çantanın fermuarını kapattım.
Bir kaç gün kitap tanıtım yazılarımla idare edin. En kısa zamanda içeriden de yazmaya devam edeceğim.
Hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesi, adalete güvenin tazelenmesi dileğiyle... Sevgi ile kalın..."
https://odatv.com/sizbusatirlariokurkenbendecantamialipcezaevinegirmisolacagim13061912.html
Hizmet bekleyen vatandaşa AKP'den bir engel daha9 izlenme
HDP milletvekili adayının evindeki PKK'lı yakalandı12 izlenme
Burası Türkmenistan ve Nardugan Bayramı töreni7 izlenme
AFAD açıkladı: Depremzedelere destek ödemeleri başladı8 izlenme
Yerli aşı TURKOVAC'tan güzel haber8 izlenme
Azez şehidi Yüzbaşı Özdemir son yolculuğuna uğurlandı9 izlenme
CHP, "Biz Bize Yeteriz" kampanyası için Meclis araştırması istedi "2 Milyar lira nerede?"6 izlenme
İktidarın 'yol' aşkı! 14 milyonu toprağa gömdüler!20 izlenme
Öğrencilerden Cengiz Holding önünde eylem! "Tahtlarınızı yıkacağız"
Ünlülerden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı fotoğrafları! "Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça kendinde kuvvet bulacaktır"
Köyde 30 hane yıkıldı diyen CHP'li vekili yanındaki muhtar yalanladı: Evlerimiz ayakta!
Sivas Katliamı'nın hükümlüsü Ahmet Turan Kılıç öldü, Yeni Akit 'Sivas mazlumu Ahmet dede' dedi!