İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi "Aziz İhsan Aktaş suç örgütü" davası kapsamında tutuklanan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in de aralarında olduğu 5 CHP’li belediye başkanın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Oya Tekin'in eşi Celal Tekin de aynı davada tutuklu yargılanırken oğulları Yağız Tekin, 27 Ocak'ta yeniden hakim karşısına çıkacak anne ve babasının durumunu anlattı. İnfaz yasasıyla yapılan tahliyelerin ardından annesinin koğuşunda kıdemli durumuna geldiğini anlatan Yağız Tekin, "Olması gereken bir insanın suçluluğunun kanıtlanmasıdır. Biz masumiyetimizi kanıtlamaya çalışıyoruz" dedi.
TUTUKLU BELEDİYE BAŞKANI KOĞUŞUN KIDEMLİSİ OLDU
Sözcü'den Ali Macit'in haberine göre; anne ve babasının tutuklu yargılanmasıyla hayatlarının 'bıçakla kesilmiş gibi' değiştiğini söyleyen Yağız Tekin, avkukat anne ve babanın oğlu olarak hukuk yerine felsefe okuduğuna bu dönemde pişman olduğunu ifade etti.

Yağız Tekin, sürecin olması gerektiği gibi ilerletilmediğini vurgularken Oya Tekin ve Celal Tekin'in masumiyetlerini kanıtlamaya çalıştıklarını söyledi. Bu süreçte anne ve babasına yapılan ziyaretler sayesinde kendilerini yalnız hissetmediklerine de dikkat çeken Yağız Tekin, Oya Tekin'in bir anda koğuş kıdemlisi haline geldiğini şu sözlerle anlattı:
“Annem herkesin dertli olduğu bir ortamda kendini bıraktı, diğerlerini dert ediyor. Fikrini soranların dosyalarını inceleyip yardımcı olmaya çalışıyor. Koğuşta çok sevildiğini duyuyorum, bir parça mutlu ediyor tabii. Ancak o kadar uzun süredir tutuklu ki 'İnfaz yasasından önce koğuşta 25 kişi vardı. Bunlardan adi suçlu 23’ü tahliye oldu. Annemden kıdemli bir kişi kaldı.'”
"HUKUKÇU HER YERDE HUKUKÇU”
Yağız Tekin, annesinin polisler arasındaki görüntülerine çok üzüldüğünü ancak o anların fotoğrafını adalet mücadelesinin onur nişanesi olarak ofisine asacağını üstünde de "Ben de bu hukuksuzluğu yaşadım" yazacağını söyledi.

Babasının çok çetin bir koğuşta kaldığını belirten Yağız Tekin, şöyle devam etti:
“Uyuşturucu, silah kaçakçılığı gibi farklı suçlardan yargılanan ya da hüküm giymiş koğuş arkadaşları var. Babamın iki seçeneği vardı. Ya kendini tamamen soyutlayacaktı ya da oradaki muhabbetin, sohbetin bir parçası olacaktı. Babam ikinciyi seçti. Mesela en son bizden TCK istedi. Oradaki insanların dosyalarında ne yapılabilir, hak ihlali var mı diye kafa yoruyor. Hukukçu her yerde hukukçu.”
“Biz annemle babamın aynı anda tahliye olacağına inanıyoruz. Annemle babam her ikisi de doğayı çok severler ama en çok Adana’yı severler. Ailece bir ormanın içinde kocaman bir nefes almak istiyoruz, Aladağ’ın Pos Ormanlarına gideriz diye konuşmalar geçiyor arada. Ama annem önce kendini Seyhan’ın sokaklarına atmak istiyor.”
"Babamın anneme ‘Bak Oya, şu insanlarla bir konuş. Tehdit etmeye başladılar bak, vuracaklar seni. Riske giriyorsun’ sözlerine şahit olmuştu. Annem tutuklanmadan önce tehdit edilmişti."
“Doğal olarak zor geldi ama bir yandan da mücadelelerinde ne kadar haklı olduklarını gördük maruz kaldığımız hukuksuzluk neticesinde. Bir yandan da zordan kuvvet doğdu, onlar her zamankinden dirayetli, biz de kardeşler olarak bir aradayız.”
