İran’ın ABD ve İsrail’in bombardımanlarına verdiği misilleme, ağırlıklı olarak Basra Körfezi çevresindeki ülkelere yöneldi. Analistlere göre Tahran’ın stratejisi, ABD’nin Orta Doğu’daki müttefiklerine ekonomik ve psikolojik baskı uygulayarak Washington’u operasyonları durdurmaya zorlamak.
Bölgede ABD askeri üsleri bulunmasına rağmen, saldırıların lüks yaşam merkezleri, ticaret altyapısı ve sembolik noktalar etrafında yoğunlaşması dikkat çekiyor.
Sosyal medyada paylaşılan görüntüler, Körfez’in simge mekânlarının doğrudan hedef alındığını ortaya koydu. Dubai’de Palm Jumeirah yapay adasında bulunan Fairmont The Palm Oteli’ne yönelik hava saldırısı yangına yol açtı ve adada paniğe neden oldu.

Dünyanın en yüksek binası Burj Khalifa yakınlarında, bir insansız hava aracının hava savunması tarafından vurulmasının ardından dumanlar yükseldi. Abu Dabi’de Etihad Towers çevresine düşen İHA enkazı hasara yol açarken, Kuveyt City Uluslararası Havalimanı da drone saldırısına maruz kaldı.

Dubai ekonomisinin bel kemiği olan Cebel Ali Limanı’nda, düşürülen bir füzenin enkazı nedeniyle rıhtımda yangın çıktı. Limanı işleten DP World, operasyonları geçici olarak durdurdu. Liman ve bitişiğindeki serbest ticaret bölgesi, Dubai’nin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 36’sını oluşturuyor.
Öte yandan Hürmüz Boğazı’na yakın sularda yüzlerce geminin, İran’ın boğazı kapatma ihtimali nedeniyle hareketini durdurduğu bildiriliyor. Bu durum, küresel petrol ve ticaret akışını doğrudan tehdit ediyor.

Saldırılar sonrası Körfez hava sahasının büyük bölümü kapatıldı. Son yıllarda dünyanın en önemli havacılık merkezlerinden biri haline gelen bölge için bu gelişme, turizm ve hizmet sektöründe ciddi kayıplar anlamına geliyor.

Bölgede çalışan bir finans sektörü mensubu, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Vergilerden kaçmak için Katar’a taşınmıştım, şimdi füzelerden saklanıyorum” ifadeleriyle yaşanan endişeyi özetledi.
JPMorgan’ın eski baş stratejisti Marko Kolanovic, yaşananların Birleşik Arap Emirlikleri için “felaket” olabileceğini belirterek, ülkenin nüfusunun yüzde 88’inin yabancılardan oluştuğunu, ekonominin turizm, finans, hava ve deniz taşımacılığına aşırı bağımlı olduğunu vurguladı. Kolanovic, bu kırılganlığın küresel piyasalara da yansıyabileceğini söyledi.
2009-2010 yıllarında Dubai’de yaşanan emlak krizini hatırlatan Kolanovic, “O kriz büyük ölçüde yereldi ama yine de dünya piyasalarını etkilemişti. Bu kez durum çok daha kötü” değerlendirmesinde bulundu.

Uzmanlara göre Dubai’nin en büyük kaybı, yıllardır özenle inşa ettiği “mutlak güvenli liman” algısının kırılması olabilir. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nden Cinzia Bianco, “Bu, Dubai’nin en büyük kâbusu. Çünkü şehrin özü, sorunlu bir bölgede güvenli bir vaha olmasına dayanıyordu. Dayanıklılık mümkün olabilir ama eskiye dönüş yok” yorumunu yaptı.
Saldırılar sonrası bazı yabancıların kenti terk etmeye hazırlandığı, havalimanlarında yoğunluk yaşandığı ve süpermarketlerde panik alımlarının başladığı bildiriliyor. Körfez’deki gerilimin ne kadar süreceği ve bu güven krizinin kalıcı olup olmayacağı ise belirsizliğini koruyor.
NEFES
Antep'de 10 günde bin işçi işten atıldı!14 izlenme
marketlerden aldığımız deterjanlara alternatif oluşturmak için harika bir tarif verdi.9 izlenme
İhsan Eliaçık'ın sorup muhataplarından bir türlü cevabını alamadığı çok çarpıcı sorular9 izlenme
Son dakika: Suç örgütü lideri Sedat Peker'e yakalama kararı8 izlenme
CHP'de ortalık karıştı! İmamoğlu Kılıçdaroğlu'nun talimatını dinlememiş7 izlenme
HAYRETLİK OLAY9 izlenme
Ortodoksa dönüş rallisi çabuk bitti9 izlenme
Son dakika: Tekirdağ'a girişler 14-17 Haziran arasında sınırlandırıldı8 izlenme
Köpekbalığını görebiliyor musunuz?
Bahçeli ikna oldu
Günlük 95 TL harçlık
Caner Toygar'dan üzen paylaşım