Mardin’e 14 km mesafedeki Binebil köyünde, Vedia ve Hanna çiftinin 1928 doğumlu çocuğudur Circis Kaplan. Babası tren istasyonunda hamallık yapmaktadır.
Annesi Circis’e “Bahe” lakabını takar. Komşuları da Süryanice bülbül manasına gelen ve doğduğu köyün ismi olan “Binebil” lakabını eklerler. Böylece “Bahe Binebil” olarak bilinir.
Minik Bahe, bir buçuk yaşındayken uyuduğu sırada bir horozun saldırısına uğrar. Horoz, hem fiziksel hem de zihinsel hasar bırakır bebekte... Yüzündeki saldırı izleri hiç kaybolmaz, beyni de gelişmez. Hayatı boyunca küçük bir çocuk gibi kalır. Konuşma ve anlama güçlüğü çeker, halk ağzıyla saftır...
Altı yaşında babasını kaybeder. Ortada kalan annesi, baba evine dönmek zorunda kalır. Ancak ailesi, minik Bahe'ye istemez. Bunun üzerine çaresiz anne küçük oğlunu, Süryanilerin en önemli dini merkezlerinden Dayrul Zafaran Manastırı'na bırakır. Ayrılık anı herkesi ağlatır: Annesi Bahe'ye son kez sarılır ve "Geleceğiz oğlum, ablalarınla gelip seni alacağız tamam mı?" der.
Bahe için hayat burada noktalanır aslında. Hayatı boyunca annesinin "Geleceğiz oğlum" sözünden başka bir şey hatırlamaz ve manastırda geçen 70 yıl boyunca her gün kapıya çıkıp annesinin dönüp onu almasını bekler...
Manastırda çobanlık, bahçıvanlık gibi çeşitli işlerde çalışır. Kapı her vurulduğunda herkesten önce "annem geldi" diye koşar... Her seferinde boynu büyük şekilde geri döner...
Bahe Binebil 76 yaşına gelmiştir... Manastırda tam 70 yıl geçmiştir. Ama o hep annesinin onu bıraktığı gibi 6 yaşındadır. Hareketleriyle, konuşmasıyla, dünyayı algılama biçimiyle hep 6 yaşındadır... Annesinden ve ablalarından bir daha hiç haber çıkmaz. Kim bilir nerededirler, başlarına ne gelmiştir...
Bahe amca 2014 yılında annesini bekleyerek geçirdiği ömrünü tamamlar. Manastır görevlileri, öldüğü sırada bile Bahe amcanın annesini sayıkladığını ve anne özlemiyle dünyadan göçtüğünü söylüyor.