İkizlerimi acil sezaryenle dünyaya getirdikten sonra

Eğer evde bebek bakmanın “kolay” olduğunu düşünüyorsa, bunu yaşaması gerekiyordu.

Bir günlüğüne işten izin almasını istedim. Sözde bir kontrolüm vardı. “Evde bir gün geçirmek tatil gibi olur,” dedi. Gülümsedim.

O gün için her şeyi hazırladım. Mamalar, bezler, kıyafetler… Bahane kalmasın diye. Ve evden çıktım.

İlk saatler sakindi. Sonra ağlamalar başladı.

Yanlış ısıtılan mama, beceriksiz bez değiştirmeler, kusmalar, bitmeyen ağlamalar… Ev kısa sürede savaş alanına döndü. Öğlene doğru tükenmişti.

“Bunu her gün nasıl yapıyor?” dediğini duydum.

Akşam eve döndüğümde Fuat bitmişti. Üstü başı kirli, gözleri kızarmıştı. Beni görünce ellerimi tuttu.
“Özür dilerim,” dedi. “Hiç böyle olduğunu bilmiyordum. Bir gün bile dayanamadım.”

Sakin bir sesle cevap verdim:
“Bu benim her günüm.”


O an gerçekten gördüğünü hissettim.

O günden sonra her şey değişti. Gece beslenmelerine kalktı. Sabahları yardım etti. Eleştirmek yerine destek oldu.

Bir akşam bana bakıp,
“Sen tanıdığım en güçlü insansın,” dedi.

Gülümsedim.
“Şimdi nefes alabildiğimi hissediyorum.”

Artık yalnız değildim.

Sonuç
Bazen anlatmak yetmez.
Bazen yaşatmak gerekir.

Evlilik, kimin çalıştığıyla değil; kimin yükü pay
Reklamlar