İBB Davasında Neler Oluyor? Mahkeme Değişikliğinin Nedeni Ortaya Çıktı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davalarına bakan mahkemenin kapatılarak heyetinin başka bir numaraya kaydırılması, yargı koridorlarında eşine az rastlanır bir "itiraz ve denetim" tartışması başlattı. Peki bu teknik değişiklik pratikte ne anlama geliyor ve neden bu kadar gürültü kopardı? Herkesin anlayabileceği şekilde, öncesi ve sonrasıyla mercek altına aldık.
1. Öncesinde Ne Olmuştu? (Sürecin Geçmişi)
Bilmeyenler veya unutanlar için kısa bir özet geçmek gerekiyor: İBB Başkanı ve CHP’li belediyeler, uzun süredir kamuoyunda geniş yankı uyandıran "ahmak davası", "terör soruşturmaları" veya ihalelere yönelik iddialar gibi pek çok hukuki süreçle karşı karşıya.
Bu davalar, adliyedeki belirli Ağır Ceza Mahkemelerinde (özellikle 40. Ağır Ceza Mahkemesi gibi) görülüyordu. Siyasetin ve medyanın gözü kulağı sürekli bu mahkemelerin vereceği kararlardaydı. Ancak ani bir kararla bu mahkemelerin yapısında ve numaralarında büyük bir değişikliğe gidildi.
2. Adliyede "İtiraz Sistemi" Nasıl İşler?
Meseleyi kavramak için önce basit bir hukuki kuralı bilmek gerekiyor. Bir Ağır Ceza Mahkemesi bir karar verdiğinde ve taraflar bu karara itiraz ettiğinde, bu itirazı üst mahkemeden önce bir sonraki numaralı mahkeme inceler.
Yani; 40. Ağır Ceza'nın kararına itiraz edilirse, buna 41. Ağır Ceza bakar.
Eğer 41. Ağır Ceza yoksa veya sistem sıfırlanmışsa, döngü başa sarar ve 1. Ağır Ceza bakar.
Bu sistem, mahkemelerin birbirini denetlemesi ve tarafsızlığın korunması için kurulmuş bir otomatiktir.
3. Şimdi Ne Değişti? (Zincirleme Kapatma Kararları)
Sosyal medyada hukuki analizleriyle bilinen İ. Emre Telci'nin dikkat çektiği ve adliyeyi hareketlendiren olaylar zinciri ise tam olarak şöyle gelişti:
Adım 1: İBB davalarına bakan 40. Ağır Ceza Mahkemesi ve onun bir sonraki numarası olan 41. Ağır Ceza Mahkemesi kapatıldı.
Adım 2: Kapatılan 40. Ağır Ceza'nın mevcut hakim heyeti, tasfiye edilmedi; aynen korunarak yeni açılan 33. Ağır Ceza Mahkemesi yapıldı.
Adım 3: Normalde, artık adı "33" olan bu heyetin kararlarını, bir sonraki numara olan 34. Ağır Ceza’nın denetlemesi gerekiyordu. Fakat 34. Ağır Ceza Mahkemesi de kapatıldı!
4. Sonuç: "Sistem Bir Döngüye Girdi"
Bu peş peşe kapatmalar ve numara kaydırmaları sonucunda, itirazların gideceği rota tamamen değişti. Otomatik sistem gereği adres, kamuoyunda yine çok kritik siyasi ve toplumsal davalarla (örneğin Aziz İhsan Aktaş davası gibi) bilinen 1. Ağır Ceza Mahkemesi oldu.
Ortaya çıkan bu tabloyu özetleyen İ. Emre Telci, durumu şu çarpıcı cümleyle eleştirdi:
Mahkemenin verdiği kararlara karşı yapılan itirazları, takip eden numaralı mahkeme değerlendirir. Yani 40. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını 41, 41 artık yok ise sıralama başa dönerek 1. AğCM değerlendirir. 40 ve 41 kapatıldığı için ve 40 Ağır Ceza Heyeti artık yeni numara alarak 33 olduğu için, 33'ün kararını 34'ün değerlendirmesi gerekir. Fakaaaaat.. 33'ün kararını değerlendirecek 34. Ağır Ceza Mahkemesi de kapatıldığı için, itirazları değerlendirecek mercii de değişti. Ve o yeni mercii, Aziz İhsan Aktaş Davasını gören 1. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Yani CHP'li belediyelerin davalarını gören mahkemeler, birbirlerinin denetim mercii oldu.
"Yani CHP'li belediyelerin davalarını gören mahkemeler, birbirlerinin denetim mercii oldu. Ne güzel İstanbul di mi?"
Bu Durum Neden Tartışılıyor?
Hukukçular ve siyasi gözlemciler bu durumu iki farklı açıdan okuyor:
Eleştirenler: Mahkeme numaralarıyla bu denli oynanmasının, davaların tarafsız bir gözle denetlenmesini zorlaştırdığını, adeta "belli mahkemelerin kararlarını yine benzer nitelikteki belli mahkemelerin incelemesi" gibi kapalı bir döngü yarattığını savunuyor.
Resmi Gerekçeler: Bu tür değişikliklerin adliyelerdeki iş yükünü dengelemek, mahkeme verimliliğini artırmak amacıyla yapılan rutin Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) düzenlemeleri olduğu öne sürülüyor.
Ancak gerekçesi ne olursa olsun, İBB ve CHP'li belediyelerin kaderini etkileyecek davaların döndüğü bu "hukuki satranç hamleleri", önümüzdeki günlerde de siyasetin en sıcak maddelerinden biri olmaya devam edecek.