Antalya'daki teleferik kazasıyla ilgili CHP’li Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile Ahmet Buğra Samsunlu, Okan Erol, Serdar Tezcan ve Serkan Yellice tutuklandı. 8 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Denetim şirketi Megatower’da otomasyon operatörü olarak çalışan ve tutuklanan Serkan Yellice’nin ifadesi olayın adeta cinayet olduğunu ortaya koydu. Tesisin yıllık bakımlarında pek çok ihtiyaç kaleminin görmezden gelindiğini anlatan Yellice, yaklaşık 2 ay süren yıllık bakımın seçim nedeniyle 14 gün içinde tamamlandığını ifade etti. Yeni Şafak'ın ulaştığı bilgilere göre, periyodik bakım sırasında yapılması gereken 159 kalemin yalnızca 19'u yapıldı.
14 gün kapalı kalan tesisin bakım sonrası hizmete açıldığını anlatan Yellice, "Ahmet Buğra Samsunlu, tesisin 14 gün içinde hizmete açılması talimatını bizzat kendisi verdi. Bu sürede eksiklerin bir kısmı yapılmadı. Bakım kalemlerinde değişiklik olmasaydı ben ve arkadaşlarım işi bırakacaktık. Diğer eksiklikler seçimden sonra tamamlanacaktı ama bu elim kaza meydana geldi” diye konuştu.
Kasım 2023'te ANET A.Ş. ve kendi şirketi olan Megatower ve Anet çalışanı Okan Erol’un bilgisi dahilinde yıllık periyodik bakım listesini hazırlayarak yönetime sunduğunu ifade eden Yellice, "Bu rapor ANET A.Ş. Başkanı Mesut Kocagöz’e ve Başkan Yardımcısı Ahmet Buğra Samsunlu’ya sunuldu. Birçok talep kalemi seçim dolayısıyla listeden çıkarıldı" dedi.
Talepleri sıralayan Yellice, "Benim listemde bulunan volan rulmanı, helezon yay milleri ile 36 kabinin klem sağ ve sol çeneleri yenisiyle değiştirildi. Halat emartisi çekildi fakat listede olan tüm direk makara 500'lük ve 400'lük lastikler, rulmanlar, burçlar ve göbek millerin değişimi yapılmadı. Halat kısaltılmadı, haberleşme hattı ile istasyon içlerindeki yataklama rulmanları da değiştirilmedi. Yine aklıma gelmeyen birçok arıza talebim yerine getirilmedi” şeklinde konuştu.
Yerel seçimlerde CHP’den Kepez Belediye Başkan adayı olan dönemin ANET A.Ş. Başkanı Mesut Kocagöz’ün bakımın çoğunu seçim sonrasına bıraktırdığını anlatan Yellice, “Seçim sonrası araya bayram girdiği için tamirler yerine getirilmedi. Eksikler yerine getirilmeden tesisin çalışmasına izin veren kişi Ahmet Buğra Samsunlu’dur. Normal şartlarda yüksekte çalışma ve kurtarma belgem var. Benimle birlikte bu yetki S.K., Ö.E., K.K. ve O.K.’da var. Belgelerin süresi dolmuştu ve yenileme olmadı” diye konuştu.
Olay gününü de anlatan Serkan Yellice, “12 Nisan günü sabah test sürüşü yapıldı. O gün hatta 30 kabin verildi. Saat 10.00'a kadar herhangi bir sorun olmadı. Benimle birlikte görev yapan makine mühendisi Okan Erol bana, bazı müşterilerin direk üzerinde kıvılcım gördüklerini söyledi. Aynı şikayetler üst istasyonda görevli S.K.’ya da gitmiş. Kendisi hattı yavaşlattı. Kısa süre sonra hat kendiliğinden durdu. Otomasyon ekranında birden fazla arıza ışığı yanıyordu. 4., 7., 8.direklerde adını hatırlamadığım birçok arıza ışıkları yanıyordu. Bu arıza ışıklarından hattın koptuğunu düşündüm. Dışarı çıkarak hat boyuna baktım, fakat sisli olduğu için hattı göremedim” değerlendirmesi yaptı.
Korkunç kazanın yaşandığı gün teleferiğe binen Soner O. isimli bir yolcu yaşadıklarını anlattı. Kaza olmadan kısa süre önce teleferiğe ailesiyle binen Soner O., kapasite aşımına dikkat çekerek, "Teleferik görevlileri normalde 8 kişilik olan kabinlere 9 yolcunun binebileceğini söyledi. Hatta 9 yolcunun binmesi konusunda ısrarcı oldular. Bazı yolcularla bu sebepten sözlü tartışma da yaşandı" dedi. Yolculuk bittikten kısa bir süre sonra kazanın yaşandığına işaret ederek, "Bizim bindiğimiz kabinde 9 kişi vardı, kazadan kıl payı kurtulduk. Kapasite aşımının yaşanan olayda etkili olduğunu düşünüyorum" diye açıkladı.
Serik Devlet Hastanesi’nde hemşire olan Rabia Küçük kızı Nur Çeken ve yeğeni Eda Dağlaraşan ile mahsur kaldığı teleferikten 5.5 saat sonra kurtulabildi. Bir itfaiye erinin halat yardımıyla kendilerine ulaştığını belirten Küçük, “Aşağıda da AFAD ve kurtarma ekipleri vardı. Makara sistemini hazırlayıp, bizi halatlarla tek tek kayalık yamaca indirdi. Ekipler direğin devrildiği alana çıkardı” dedi. Ölümle burun buruna geldiklerini anlatan Küçük, Allah bir daha kimseye yaşatmasın. Bildiğim bütün duaları okudum. Bir daha ayağımı yerden kesen hiçbir şeye binmem” şeklinde anlattı.
AFAD Arama ve Kurtarma Daire Başkanı Kartal Muhcı, Sarısu teleferik hattında 22.5 saat süren tahliye operasyonunun perde arkasını anlattı. Özel eğitimli ve ekipmanlarla donatılmış personelin hava raporları ve rüzgarın durumunu dahî takip ederek müdahale ettiğini anlatan Muhcı, ekibin tüm riski alarak vatandaşları kurtardığını söyledi. Tahliye operasyonunda 10 helikopter, gece görüş kabiliyetine sahip dronlar, keşif ve askeri kargo uçağına işaret eden Muhci, Sahil Güvenlik helikopteriyle 7 sortide 73, Hava Kuvvetleri helikopteriyle de 3 sortide 24 olmak üzere 97 kazazedenin havadan kurtarıldığını anlattı.
Mahsur kalan 77 kişi ise teleferik üzerinde ip hatları, uzun bombul vinç ve itfaiye merdivenleriyle tahliye edilerek sağlık ekiplerine teslim edildi” diye konuştu. Tahliye sırasında özel makara sistemi kullanıldığını söyleyen Muhcı, "Teleferik kazalarında ya havadan müdahale ya da bizim yaptığımız gibi tellerin üzerinden kayarak kabinlerin üzerine inilmesi gerekiyor. Biz Antalya'da Keçiören ve Bursa teleferiklerindeki tahliyelerden edindiğimiz tecrübeleri uyguladıklarını anlattı.
Kabinlerde mahsur kalan vatandaşları dronelarla belirlediklerini hatırlatan Muhcı,"Ekip teknolojinin bütün imkanlarını kullandı. Operasyonda hava raporlarıve rüzgarın durumunu takip ederek bütün riskleri değerlendirdik. Ekiplerimiz bitmek bilmez bir güçle 22,5 saat içinde operasyonu gerçekleştirdi" diye anlattı.