Bolu'da 28 Şubat 2026 sabahı saat 06.00'da gerçekleştirilen jandarma operasyonu, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın tutuklanmasıyla sonuçlandı. ŞOK, A101, BİM, Carrefoursa, Avantaj ve Nuhmar market zincirlerinin şikayeti üzerine Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında; Özcan'ın yanı sıra Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, Belediye Meclis Üyeleri Hüseyin Ekrem Serin, Buse Özkan ve Cahit Görüş, İmar Müdürü Sinan Pekcan, İmar Müdürlüğü çalışanı Yasin Bargaç, İtfaiye Müdürü Mehmet Ağan, eski Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz, eski Yazı İşleri Müdürü Tahsin Arslan ve eski Belediye Meclis Üyesi Ergün Temel gözaltına alındı.

Bolu Sulh Ceza Mahkemesi, Tanju Özcan ve Süleyman Can'ın tutuklanmasına karar verirken, meclis üyesi Ali Sarıyıldız'a 4 ay ev hapsi cezası verdi. Mahkeme tutanağında, marketlerin Bolu Bel-AŞ ile reklam sözleşmesi imzalamaya zorlandığı, Özcan'ın toplantıda "Biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz, ya da..." diyerek market yetkililerini tehdit ettiği ve imzalamayanlara yönelik rutin dışı zabıta denetimleri ile faaliyetten men cezaları uygulandığı iddia edildi.
ÖZGÜR ÖZEL: O ÜÇ HARFLİ MARKETLERİ PİŞMAN EDECEĞİZ
Tutuklama kararının ardından Sincan Cezaevi önüne giden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, operasyonun hukuki değil siyasi bir husumetin sonucu olduğunu savundu. Özel, Bolsev Vakfı'nın yapısına dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:
"Vakfın içinde AK Parti'nin grup başkanı, MHP'li yöneticiler, esnaf odaları var. 518 yoksul öğrenciye burs veriyorlar. Reklam gelirleri bu çocuklara gidiyor. Tanju'nun şahsi bir kazancı olduğuna dair iddia bile yok. Eğer bir vakfa bağış istemek suçsa, Türkiye'nin en büyük suçlusu Recep Tayyip Erdoğan'dır; çünkü bu işin patenti ondadır. TÜRGEV'e, TÜGVA'ya yapılan yardımları herkes biliyor. Bir tarafta belediye parasını evladının vakfına aktaranlar, bir tarafta yoksul çocuğa burs veren Tanju Özcan. O üç harfli marketleri pişman edeceğiz, tüketimden gelen gücümüzü Bolu'dan başlayarak göstereceğiz."

YEREL MEDYA VE VATANDAŞIN RADARINDAKİ SKANDALLAR
Özcan'ın tutuklanmasına neden olan market zincirleri, Bolu yerel medyasında ve sosyal mecralarda halkın yoğun denetimi altına girdi. Sümer Mahallesi'ndeki Şok Market şubesinden 28 Şubat 2026'da İnci marka dondurulmuş patates alan bir vatandaş, ürünün içinden patatesle "bütünleşmiş" halde bir böcek çıktığını iddia etti. Tüketici, "Böcek patatese yapışıktı, elime almaya tiksindim. İnsan sağlığı bu kadar basit olmamalı" diyerek hem market yönetiminden hem de üretici firmadan açıklama beklediğini, kanıtları yetkili birimlere sunacağını dile getirdi.

Benzer bir tepki de BİM mağazasından Bolu Assu marka su alan bir vatandaştan geldi. 12 kasa suya 492 TL ödeyen tüketici, ambalajların aşırı ince olması nedeniyle şişelerin kapağı açılırken elde ezildiğini ve suyun etrafa döküldüğünü ifade etti.
Şişelerin "şekilden şekle girdiğini" belirten vatandaş, "Bu nasıl şişeleme? Her şişede aynı sorun var, bu ambalaj hatasıdır" diyerek firmanın standartlarını sorguladı.
ADALET TERAZİSİ VE "HIZ" TARTIŞMASI
Bolu'daki gelişmeleri köşesine taşıyan yerel gözlemciler ve yazarlar, hukukun "hız düğmesine" dikkat çekiyor. Seçilmiş bir belediye başkanının şafak vakti yatağından alınmasının bir "mesaj" niteliği taşıdığı savunulurken, halkın genelinde şu soru yankılanıyor: "Zincir marketlerin mağduriyet iddiasına şafak operasyonuyla yanıt veren yargı, vatandaşın raflarda karşılaştığı hijyen ve kalite mağduriyetlerine karşı da aynı titizliği gösterecek mi?"

Bolu kamuoyu, raftaki etiketlerin her gün değişmesi gibi adalet terazisinin de taraflara göre değişmemesi gerektiğini savunuyor. Şehirde, belediye denetimlerinden "icbar" diyerek şikayetçi olan yapıların, halkın sağlığını etkileyen "böcekli ürün" ve "standart dışı ambalaj" gibi konularda vereceği sınav, yerel medya tarafından yakından takip ediliyor.
