
Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de desteklediği Ali Babacan, parti kurma çalışmalarının sonuna geliyor. Babacan’ın hükümetteyken yaptığı faaliyetlerse tartışma konusu. Kurulacak yeni partide genel başkan olacak olan Ali Babacan, hareketini tanıtmak için katıldığı bir televizyon programında dünyada paranın bol olduğunu, bu parayı da ancak kendisinin bulabileceğini ima etti. Üretimi değil borç bulmayı öne çıkaran Babacan’ın, geçmişte nasıl borç bulduğunu araştırdık.
1 MART SONRASI
Meclis, Irak’ın işgaline destek veren 1 Mart Tezkeresi'ni reddetmişti. İktidara gelen Ak Parti, söz verdiği halde, ABD’nin isteğini yerine getiremedi. ABD, baskılarını artırdı. Bunun üzerine devletin çeşitli birimlerinde gizli anlaşmalar imzalanmaya başladı. Bunlardan biri de daha sonra çok tartışılacak olan 22 Eylül anlaşması. TürkiyeABD finansman anlaşmasını dönemin Devlet Bakanı Ali Babacan imzaladı.
Anlaşmanın içeriği öğrenilince ortalık karıştı. Çünkü, devletin ilgili birimlerinden habersiz Türkiye’ye ciddi sıkıntılar yaratacak maddeler bulunan bir anlaşmaydı.
1 Mart Tezkeresi sürecinde ve daha sonra, Dışişleri'nde Türk heyetine başkanlık eden Büyükelçi Deniz Bölükbaşı, ‘1 Mart Vakası Irak Tezkeresi ve Sonrası’ kitabında Babacan’ın yaptıklarını şöyle anlattı:
“... Hazine’den Sorumlu Devlet Bakanlığı’nca 23 Eylül 2003 tarihinde Ali Babacan adına yapılan yazılı açıklamada, ABD yasasındaki iki şart bilinçli olarak saptırılmış ve şu şekilde ifade edilmiştir: ‘Söz konusu iki şart (1) Türkiye’nin güçlü ekonomik politikalar yürütüyor olması ve (2) Türkiye’nin Irak konusunda ABD Hükümetiyle işbirliği içerisinde bulunmasıdır.’
“Ali Babacan’ın bu açıklamasında, ABD kredisinin bağlandığı gerçek şartın saklanmasının kendi açısından geçerli ve anlaşılabilir bir nedeni vardı! ABD kredisi ‘Türkiye’nin Kuzey Irak’a tek taraflı asker konuşlandırmaması’ şartına bağlanmıştı. Ali Babacan, Türkiye’nin şartlar gerektirdiğinde ulusal güvenliği ve çıkarları için Kuzey Irak’a müdahale hakkından vazgeçmesi sonucunu doğuracak böyle bir ön şart hükmünü içeren anlaşmayı imzalamıştı.
“Bu çok vahim bir durumdu. Anlaşma metni, imzalanmadan önce Dışişleri Bakanlığı’na gönderilmemiş ve görüş alınmamıştır. Metni gören her kademedeki dışişleri memurunun söyleyeceği, böyle bir hüküm bulunan bir anlaşmanın imzalanmasının söz konusu olamayacağıydı.” (sayfa 7475)
ÖYMEN: MECLİSE GETİREMEDİLER
Emekli Büyükelçi ve dönemin CHP Milletvekili Onur Öymen, Ali Babacan’ın ABD Hazine Bakanı ile yaptığı anlaşmanın Türkiye için onur kırıcı olduğunu bildirdi. Öymen, “Yapılan anlaşma ya 8.5 milyar dolar krediyi ya da 1 milyar dolar hibe yardımı öngörüyordu. Bu anlaşmanın şartları vardı. Türkiye’nin teröre karşı eli kolu bağlanıyordu. Biz durumu öğrendik ve sert tepki gösterdik. Hükümet anlaşmayı onay için Meclis’e getiremedi” dedi.
Tek tek açıkladılar! CHP’den 10 maddelik enflasyon reçetesi9 izlenme
İzindeyken yerine başkasının işe alınmasına kalbi dayanmadı...9 izlenme
Ekrem İmamoğlu’nun Twitter’daki troll ordusunda 2 milyona yakın sahte takipçi var..!12 izlenme
Oyuncak ayı ile katliam yapacaktı12 izlenme
Çok çarpıcı iddia! Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Doğan Aydal: ‘Yanlış yerde gaz arıyoruz’13 izlenme
Ekonomiye yeni bir 'kara delik' proje geliyor8 izlenme
Gelen tepkilerin ardından Milli Eğitim Bakanından geri adım! Kız çocuklarının ayrı okulda okumasını savunmuştu15 izlenme
Kate Winslet Türkiye için Destek Çağrısında Bulundu6 izlenme
CHP’li Kaftancıoğlu’ndan İstanbul seçimi açıklaması!
Mansur Yavaş'a başlatılan soruşturmanın içinden 'Melih Gökçek' çıktı
Ataması yapılmayan öğretmen çalıştığı inşaatta elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti
Uluslararası Koalisyon: SDG ile ortaklığımız devam ediyor